Edirne’deki zat Kürtleri sömürüyor

DİYARBAKIR DHA, İHA – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Her gecenin bir sabahı olduğu gibi Diyarbakır’ın yaşadığı karanlık da geride kalmıştır. Edirne Cezaevi’nde yatan zat (Selahattin Demirtaş) Kürt değil, ama Kürtleri sömürüyor. Bir tane eş başkanları var Kürt mü değil, ama Kürt kardeşlerimi sömürüyor. Bunların oyununa gelmeyeceğiz” dedi.

Erdoğan, dün Diyarbakır’da toplu açılış törenine katıldı. Konuşması sırasında alana asılan, “Diyarbakır etrafında bağlar var, altılı masa size buradan mesaj var. Sahiplerinize fırsat vermeyeceğiz, Kürtleri masanıza meze etmeyeceğiz” yazılı pankartı okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Yıllardır ne diyoruz? Türk’üyle Kürt’üyle Laz’ıyla Çerkez’iyle Gürcü’süyle Abaza’sıyla ne diyoruz, yaratılanı yaratandan ötürü severiz. Ayrım yok. Öyleyse hep beraber bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep beraber Türkiye olacağız. Bizi bölenlere de fırsat vermeyeceğiz. Biliyorsunuz bir dönem kucaklaşmamızı engellemek için her yolu denediler ama bilmiyorlardı ki kalpten kalbe giden, görülmeyen yollar vardır. Biz, ‘Gerekirse serden, gerekirse yardan, gerekirse candan geçeriz ama Diyarbakırlı kardeşlerimizle gönül birlikteliğimizden vazgeçmeyiz’ dedik ve yolumuzdan asla dönmedik. Diyarbakır’ın sembol olduğu koskoca bir coğrafyayı, ideolojik hezeyanların mezesi haline getirmek isteyenlere meydanı bırakmadık.

‘Onlar sahne artisti’

Avrupa’dan, Amerika’dan beslenen zehirli köklerini coğrafyamızın kalbine bir bıçak gibi saplamaya çalışanlara eyvallah etmedik. Diyarbakır annelerini, Batı’nın şempanzelerine bırakmadık. Nerede bu batının insan hakları savunucuları? Nerede bunlar? Bir kere gelip de Diyarbakır annelerini, evlatları Kandil’e kaçırılan Diyarbakır annelerini gelip ziyaret ettiler mi? Gördüler mi? Niye? Onların insan hakları savunuculuğuyla alakası yok. Onlar sadece sahne artisti. Benim Diyarbakır annesi kardeşlerim bunlara prim vermediler, dik durdular, eğilmediler ve peyderpey evlatları da dönüp geldi. Milletimizle aramıza fitne sokmak için her yolu deneyenlerin, her şeyi istismar edenlerin kirli yüzlerini tek tek ortaya çıkardık.

‘Kardeşlik ve birlik’

Buradan tüm dünya ile tüm Türkiye ile altını çizerek paylaşmak istiyorum, Diyarbakır’ın rengi terör değildir, başarıyla tamamlanan Sur Kültür Yolu Festivali’dir. Diyarbakır’ın rengi, baskı, zulüm, acı değildir, bugün yenilerinin açılışlarını yaptığımız, üreten, istihdam eden fabrikalardır. Diyarbakır’ın rengi, PKK’nın istismarı veya HDP’nin sapkınlığı değildir, bugün sizlerle birlikte sergilediğimiz işte bu kardeşliktir, muhabbettir, birliktir, beraberliktir. Diyarbakır’ın rengi, bu şehrin halkını neredeyse zincirli kölesi gibi gören terör ve siyaset baronları değildir. Kökenine, inancına, kültürüne, medeniyetine sahip çıkan asil insanlardır.”

‘Bunlar kan emici’

“Şu Diyarbakır Surları’nın, Dicle Nehri’nin, ecdad yadigarı mezar taşlarının, Diyarbakır sokaklarının dili olsa da konuşsa” ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti: “Konuşsa da bir yandan mirasçısı olduğumuz medeniyetin ihtişamını anlatsa. Diğer yandan daha düne kadar bu coğrafyanın tarihiyle, kültürüyle, sanatıyla, sanayisiyle, ticaretiyle, en önemlisi insanıyla en seçkin şehri olan Diyarbakır’ın kolunu, kanadını kıranların ihanetini anlatsa. Ağızlarından ‘demokratik siyaset’ lafını eksik etmeyenlerin, nasıl emperyalistlerin kucağından hiç inmediğini anlatsa. Her nutuklarını ‘hak, hukuk, özgürlük’ lafıyla bitirenlerin, nasıl baskının, zulmün, kan emiciliğin dibine vurduklarını anlatsa. Sürekli ‘Kürt’ lafı ederek, Kürtleri sömürenlerin, sizlerin evlatlarının kanı ve canı üzerinden kendilerine ultra lüks hayat kuranların riyakarlıklarını anlatsa. Bunların adı Kürt, kendilerinin Kürtlükle alakası yok. Kürt kardeşlerime en büyük zulmü yapan bunlar. Kandil’e benim Kürt kardeşlerimin çocuklarını kaçıranlar bunlar değil mi? Onlara oralarda zulüm edenler bunlar değil mi? Her türlü tacizi yapan bunlar değil mi? Öyleyle işte 7 ay var. 7 ay sonra yapılacak seçimlerde bunlara bütün bunların hesabını sormaya var mıyız?”

“Yasin Börü evladımızı Diyarbakır Caddesi’nde şehit eden alçaklar bunlar değil mi?” diye soran Erdoğan, “İşte bunun hesabını Diyarbakırlı kardeşlerim Allah’ın izniyle soracaklar” ifadelerini kullandı.

‘Karanlık geride kaldı’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Her gecenin bir sabahı olduğu gibi Diyarbakır’ın yaşadığı karanlık da geride kalmıştır. Şu anda Edirne Cezaevi’nde olan zatın Kürtlükle alakası var mı? Yok, bu adam Kürt değil. Ama Kürt kardeşlerimi ne yapıyor? Sömürüyor. Bunun hesabını benim Kürt kardeşlerim sormayacak mı? Soracak. Şu anda bir tane eş başkanları var, Kürt mü? Değil. Ama o da yine aynı şekilde ne yapıyor? Benim Kürt kardeşlerimi sömürüyor. Bunların oyununa gelmeyeceğiz. Bunların hesabını ben inanıyorum ki benim Diyarbakırlı kardeşlerim soracaklar.”

‘Türkiye Yüzyılı’nı gençlerle yükselteceğiz’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’daki programı kapsamında Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “İlk Oyum Erdoğan’a, İlk Oyum AK Parti’ye” etkinliğinde gençlerle buluştu. Türkiye Yüzyılı’nı gençlerle yükselteceklerini belirten Erdoğan, şunları söyledi: “Her mücadelemizi gençlerle birlikte gerçekleştiriyoruz. Ben gencim. Niye? Çünkü gençlerle beraberim. Sizinle beraber yol yürüyenlerin ihtiyarlaması mümkün değil. Gençler; biz Diyarbakır’ın ciğeri, meftunesi varken birileri gibi FETÖ’cülerle benzin istasyonlarında hamburger yemenin, kapalı kapılar ardında iş çevirmenin derdinde değiliz. Gençlerimizin heyecanından ve coşkusundan ne kadar çok istifade edersek kendimizi o kadar bahtiyar addediyoruz. Diyarbakır’da ilk kez oy kullanacak 172 bine yakın gencimiz var. Bu buluşmalarla aynı zamanda gençlerimizle ortak geleceğimizi şekillendiriyoruz.”

Diyarbakır Anneleri’ne ziyaret

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstasyon Meydanı’ndaki toplu açılış töreninde HDP İl Binası önünde bin 147 gündür evlat nöbeti tutan ailelerle bir araya gelerek, bir süre sohbet etti.

‘Diyarbakır Cezaevi müzeye dönüşüyor’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında son ziyaretinde, Diyarbakır Cezaevi’ni boşaltma ve kültür merkezi yapma sözü verdiğini hatırlattı. “Sözümüzü tuttuk. Adalet Bakanlığımız cezaevini tamamen boşalttı. Bugün itibarıyla cezaevi, Adalet Bakanlığımızdan Kültür ve Turizm Bakanlığımıza devredilmiştir” diyen Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, eski cezaevinin restorasyonu için gereken projeleri hazırladığını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçmişte nice acılara, zulümlere, kötü hatıralara konu olan Diyarbakır Cezaevi binası artık hem hafıza hem de farklı alanlarda faaliyet yürütme mekanı olarak hizmet verecektir. İçinde müzeden kütüphaneye, kültür ve sanat birimlerine kadar pek çok bölümün yer alacağı bu eserin şimdiden Diyarbakır’ımıza hayırlı olmasını diliyorum. Diyarbakır Cezaevi müze oluyor. Kütüphanesiyle, sanat gösteri alanlarıyla artık bu acının yaygınlaştığı bu cezaevi ortadan kalkıyor” dedi.

 

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*